www.microsoft.com.tr adresine girmek
istediğiniz zaman www.microsoft.com/turkiye
adresine yönlendiriyorsunuz. Bu gayet doğal. Ancak, bu sayfada Üst menülerden Microsoft.Com
yazan yere gelip, Bize Yazın köprüsüne tıkladığınızda karşınıza İngilizce bir
sayfa çıkıyor. Madem İngilizce bir yerlere gideceğim, Bize Yazın demeseniz
olmaz mı diyip, İngilizce bildiğinize şükrediyorsunuz. Ve bu İngilizce sayfada
Contact Us yazan yeri buluyorsunuz. Oradan Hotmail Supporta geliyorsunuz. Şu an
adres çubuğunda http://www.msn.com/help/contact.asp
yazıyor. Ve Sorry diye başlayan bir sayfa. Ulaşmaya çalıştığınız sayfa geçici olarak
kullanılamaz veya bu sayfa artık yok. J Bir önceki sayfaya
ulaşmak için gezgininizin yani İnternet Explorer (genelde) geri düğmesine
basın. Geri düğmesine basıyorsunuz. MSN Support yaza yere tıklıyorsunuz. Yine adres
çubuğunda http://www.msn.com/help/contact.asp
yazıyor. Ve yine Sorry. Yine geri gidiyorsunuz. Product yazan yere
tıklıyorsunuz. Bu defa karşınıza karmakarışık bir sayfa. Tek amacınız var o da
şu sıkıntıları aktarabilmek. Geri demeden ilerliyorsunuz. Değişiklik olsun diye,
ilk sırada gördüğünüz Support Options and Pricing yazan yere tıklıyorsunuz. Yine
kafanız karışıyor. Zaten hemen sayfanın başında, eğer alırken bilgisayarınızda
yüklüyse, yani ne yapıp edip sorunu size atacağız, der gibi başlıyor. Siz yine
can simidi niyetine bir Contact Us yazısı görüp tıklıyorsunuz. Her sayfada var
ama siz hala dolaşıyorsunuz ortalıkta. Sonra Online destek alın yazısını görüp,
tıklıyorsunuz, o da ne? Size sistemi anlatan bir yer. El işareti görünce
seviniyorsunuz ve tıklıyorsunuz. Rastgele. Haydi rastgele. Balık mı avlıyorsunuz,
yoksa derdinizi mi aktaracaksınız belli değil.. Ve balığı tuttunuz artık. Evet,
bu kadar yolculuktan sonra neredeyiz? Bakıyorsunuz, adres çubuğuna. http://www.msn.com/help/contact.asp
yine. Ama Türkçe bir sayfadasınız. Rüyada mıyım acaba? Diye soruyorsunuz
kendinize, sonra uyanık olduğunuzu farkediyorsunuz. Hemen 5 dk. Gidip şükür
namazı kılasınız geliyor. Türkçe bir sayfadayım. Bakalım ne olacak diyorsunuz. Kendi
Kendine Destek yazan yere geliyorsunuz, karşısında Taranabilir Knowledge Base.
Ne demekse?! Sonra orada bir düşüncelerinizi bize yazın, yazısı görüyorsunuz.
Ve tıklıyorsunuz. Yine beklemeye başlıyorsunuz. Ve karşınıza bir form çıkıyor.
İçinizden şunu diyorsunuz, yaw ben de bu formu arıyordum. Neden daha önce
çıkmadı J Ve sevinciniz kursaığınızda kalıyor. Çünkü,
karşınıza aşağıdakine benzer bir form çıkıyor. Yine size yazı yazacak yer
kalmıyor. Eğer birazcık zekiyseniz hemen Adres bölümünü derdinizi anlatmak için
kullanıyorsunuz. Ve başlıyorsunuz beklemeye... Ha bu arada, aşağıdaki 2 butonu
özellikle işaretliyorsunuz. Microsoft’un aktiviteleri hakkında bilgi sahibi
olmak istiyorsunuz ama bunu başka işler kullanmayınız yazan yere hayır
diyorsunuz. İçinizden, kullanırlarsa kullansınlar diye geçiriyorsunuz. Ama hala
içinizde şüphe var, acaba ne diyecekler diye...
|
Konular |
Değerlendirmeniz |
Yorumlarınız |
||||
|
Site Tasarımı Aramış olduğunuz bilgiye kolaylıkla erişebiliyor
musunuz? |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
|
|
Arama Arama bölümünün kullanımından memnun musunuz? |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
|
|
İçerik Aramış olduğunuz bilgiye erişebiliyor musunuz? Bilgiler
isteklerinizi karşılayacak güncelliğe sahip mi? |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
|
|
Önerileriniz Sistemi genel olarak değerlendirir misiniz? |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
|
Bu verilerin Microsoft ürünleri,
servisleri ve aktiviteleri hakkında size bilgi sağlamak için kullanılmasını
ister misiniz?
Evet
Hayır
Lütfen burada verdiğim bilgileri, formun kapsamı
haricindeki iletişim için kullanmayınız.
Evet
Hayır
Ve
bir yazı sizi sevindiren;
Teşekkür
Ederiz
Doldurmuş
olduğunuz bilgiler değerlendirmeye alınacaktır.
Müşteri
memnuniyeti gereğince zaten değerlendirmeye almak zorundasın diyemiyorsun. Ve
sayfada ana sayfaya gitmenizi sağlayacak hiçbir köprü bulamıyorsunuz. Ya adresi
yeniden yazacaksınız, ya da geri geri geleceksiniz. Sanki iyi artık derdini
söyledin, daha ne yapacaksın sayfada der gibi, durumla karşılaşıyorsunuz ama
bir kez başladınız ya... İyice inceleyeceksiniz ya, işin sonunu bırakmamaya kararlısınız
ya, yolunuza devam ediyorsunuz. Binlerce dolar alıp, sayfayı incelemekle
sorumlu adamlar, kahve, kola içmekten iş yapmaya zaman bulamıyorlar herhalde
ki, bu ufak sorunlar sorun olarak kalıyor yerinde. Sol taraftaki laptobuyla
oynayan gözlüklü adam nereye isterseniz oraya diyor, tıklıyorsunuz ama ana
sayfaya götüremiyor. Bir de Web Tabanlı Destek Sunumlarına tıklıyorsunuz. Etkileşimli
Web Tabanlı Sunumlar (İng) yazıyor. Yani onlar da İngilizce. Bunları Türkçe’ye
çevirmek zor olmasa gerek,ama demek ki.. Bana verseler, ben çevirirdim. Ama
neyse, diyip bir kez daha İngilizce bilmenin neler sağladığına şahit
oluyorsunuz. Ve aklınızdan şunlar geçiyor, ne tuhaf milletiz biz. Çeviri
sistemleri geliştirmek yerine, tüm millet olarak İngilizce öğrenmeye
çalışıyoruz, tek derdimiz oluyor. İngilizce kursları dolup taşıyor. İnsanlar
dil bilirsem, iş bulurum hayalleri kurup, kendilerini bilgi anlamında
geliştirmedikleri için işte bulamıyorlar. Tek iş bulanlar İngilizce
öğretmenleri oluyor. Her neyse, indiriyorsunuz dosyayı, yani yüklüyorsunuz
bilgisayarınıza... Köprüye tıklayınca doğru Microsoft United States sayfasında
buluyorsunuz, kendinizi. Yine herşey İngilizce. Zaten İngilizce bilmeseniz
burada işiniz olmazdı. Rastgele bir köprüye tıklıyorsunuz ve beklemeye
başlıyorsunuz. VE bu defa invite.mshow.com sayfalarındasınız. Muhtemelen
Microsoft’un bu konuda sahip olduğu ya da ortak olduğu şirkettir. Microsoft’un
profesyonelliğine hayran kalmamak elde değil. Yükleme devam ederken, www.sozluk.com adresine giriyorsunuz ki,
belki ihtiyacım olur diye. Ve karşınıza bir pencere açılıyor. Adınızı, soyadınızı,
firma adınızı yazıyorsunuz. Show number yazan yerde xxxxx yazıyor. Sanki, ilk
girişte kendi şifre veriyor, bizden şifre istemiyor diye iyi niyetli
davranıyorsunuz. Ama sonra gelen mesajdan anlıyorsunuz ki, elmek adresinize şifre
gelmiş. Ve elmek gelmediğini görüyorsunuz. Boşver diyip, geri dönerek, buraya
aslında mesajınızı iletmek için geldiğinizi hatırlıyorsunuz. Tekrar Türkçe olan
sayfaya geliyorsunuz, kendinizi vatanınızda gibi hissediyorsunuz. Sonra bir
ümit diye tüm teknik destek siteleri yazısına tıklıyorsunuz. Ve karşınıza şu
mesaj çıkıyor...
Microsoft Assisted Support
Bu
yardımcı destek öğesi sizin ülkeniz için yer almıyor. Diyorsunuz, bizim
ülkemizin ne eksiği var.. Yan taraftaki ülkelerden India yani Hindistan’ı
seçiyorsunuz ve karşınıza yardım çıkıyor. İneğe tapıyor diye dalga geçtiğin
adamların, yazılım sektöründe ne kadar büyüdüğü aklına geliyor ve Microsoft
tarafından kaale alınmamanın nedenlerini araştırmaya başlıyorsun. Sonra
cevabı kendin veriyorsun. Hindistan Devlet Başkanı gidip, Amerika’ya arkadaş
ben sana yer veriyim, insan gücü veriyim, sen bu insanları yetiştir, sadece
iş sahibi et, vergi mergi hiçbirşey istemiyorum dedi ya.. Peki benim ülkemin
başbakanı internet kullanıyor mu? Bilgisayar başında çekilmiş bir tane
fotoğrafı var mı? Sonra yeniden üzülüyorsun. Teknoloji Savaşında nerede
yeraldığımızı hatırlıyorsun ve kahroluyorsun. |
Sonra
bir pencere pop diye açılıyor, karşına çıkıyor. Evet diyorsun ayıp olmasın
diye. Sonra bu pencerenin amacının, Microsoft’a yardım etmek olduğunu
görüyorsunuz. Ne konuda. Destek konusunda. Adamlar bakın devamlı feedback yani
geri beslenim alıyorlar sizden, fikirlerinize saygı duyuyorlar. Fırsat bu
fırsat diyip, buraya not bırakıyorsunuz. We want Turkish in Hotmail and all
other your sites. And correct the information about Turkey, in Encarta. Yani Türkçe
dil desteği istediğinizi ve Encarta’da yer alan Türkiye’ye ait bilgilerin
düzeltilmesini istediğinizi bildiriyorsunuz. Yolculuğa devam...
Litvanyaya bakıyorsunuz, onlara da destek var. Uruguay da var. Ecuador için de destek var. Herhalde ofisi bulunan tüm ülkeler için desteği var ama Türkiye için yok diyip, için için ağlayıp, bu siteden de ayrılmaya karar veriyorsunuz. Sonra aklınıza parlak bir fikir geliyor. Fransa’ya ait bir sayfaya girmek ve oradan Contact Us demek. Ne yazık ki orada da karşınıza aradığınız sayfa kapsama alanı dışında diye yazı geliyor yine. Ve hata mesajları hep İngilizce. United States seçip, Contact Us diyince, karşınıza daha önceden de çıkan sayfa çıkıyor. Provide Feedback seçiyorsunuz yani fikirlerini beyan et, köprüsüne tıklıyorsunuz yine aynı yazı. Kapsama alanı dışında. Bir de Bilişim Uzmanları yazan yere tıklıyım diyorsunuz, tıklıyorsunuz yine karşınıza İngilizce bir sayfa çıkıyor.
Sonra
MSN’ye atlamaya karar veriyorsunuz. Oradan Contact MSN yazısını buluyorsunuz. Ve
bir ton soruyla karşılaşıyorsunuz.Öncelikle soru başlığınızı iyi seçmelisiniz. Ve
işin en entresan yanı radyo buton. Yani MSN ile birden fazla probleminiz
olamaz. Olursa bir kez daha girip form dolduracaksınız. Sonra bir anda biraz
önce gördüğünüz sitede buluyorsunuz kendinizi. Sizin tek istediğiniz form
bulabilmek. Sonra ilgili alana language support yani dil desteği yazıyorsunuz. Doğru
ancak, işinize yaramayacak epey bir bilgiye göz attıktan sonra Correct
Information About Turkey, yani Türkiye hakkındaki bilgileri düzeltin
aratıyorsun. Belki önceden yazılan bir yazı vardır diye. Sonra geri geri gelirken,
sayfa süresi aştı diye bir mesajla karşılaşıyorsunuz. Ve şuna karar
veriyorsunuz. Tek bildiğiniz e-mail sales@microsoft.com
Zaten Microsoft’un en iyi yaptığı iş de satış. Bu e-maili Türkçe olarak onlara
atmaya ve herkese de Türkçe olarak fikirlerinizi buraya gönderin demeye. Çünkü
başka türlü ulaşmanın imkanı yok. Yaklaşık 1 saattir ben uğraşıyorum ama sonuca
ulaşamadım. Ulaşan olursa haber versin...
Ve
bu da başınıza gelir. sales@microsoft.com
adresine gönderdiğiniz e-mail geri döner. Sonra Hotmail’e girip, orada bir
Contact Us ararsınız ve bulursunuz. Oraya mesajınızı gönderirsiniz. Bakalım ne
olacak, bizi izlemeye devam edin.
Hakan
TOPUZOĞLU
Eğitimci-Yazar